TASARIM HALIDA DOKUNDU

BU YIL DÖRDÜNCÜSÜ DÜZENLENEN İHİB HALI TASARIM YARIŞMASI, KÖKLERİ GEÇMİŞE UZANAN HALI SEKTÖRÜNÜN YARATICILIĞINI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ. FİNALE KALAN SEKİZ GENÇ İSMİN ESERİ ARASINDAN "BAŞKALAŞIM" TEMALI TASARIMIYLA DUYGU ŞENOL BİRİNCİ OLDU. İLK ÜÇE VERİLEN PARA ÖDÜLÜNÜN YANI SIRA, İLK BEŞE GİREN YARIŞMACILAR İHİB TARAFINDAN DOMOTEX FUARI'NA DA GÖTÜRÜLECEK.

Tasarıma yaptığı yatırımlarla Türkiye tekstil, hazır giyim, deri ve halı sektörünü, rakiplerinin bir adım önüne taşıyan İTKİB'in artık gelenekselleştirdiği Halı Tasarım Yarışması sonuçlandı. İHİB organizasyonuyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen yarışmanın ödül töreni 1 1 Kasım akşamı Dış Ticaret Kompleksi'nde yapıldı. Ödül törenine iş, sanat ve eğitim dünyasının önde gelen isimleri katılırken, ilk üçe ödüllerini TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Gümrük Müsteşarı Ziya Altunyaldız ve İHİB Başkanı İbrahim Yılmaz verdi. 85 genç tasarımcının katıldığı yarışmada finale kalan sekiz eseri değerlendiren jüri, başarılı ilk üç halı tasarımını belirledi. Yarışmada finale kalan sekiz tasarım arasından ‘Başkalaşım’ temalı tasarımıyla Duygu Şenol birinci oldu. İkinciliği ‘Spiral Dünya’ temalı tasarımıyla Merve Kazar alırken, ‘Hatve’ temalı tasarımıyla Özgecan Ardıç üçüncü oldu. Yarışmada birinci 5 bin, ikinci 3 bin, üçüncü ise 2 bin TL para ödülünün yanı sıra altı aylık dil eğitimi kazandı. Yarışmada ilk beşe giren yarışmacılar ise Almanya’da gerçekleşecek Heimtextil ve Domotex fuarlarına katılımhakkına sahip oldu.

Küresel rekabete karşı tasarım

Ödül töreninde konuşan İHİB Başkanı İbrahim Yılmaz, tasarımcıların ihracatçı bir sektörün önemli bir parçası olduğunu ve ticari başarı sağlayacak tasarımların hakkının verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Halı Tasarım Yarışması düzenleyerek, Türkiye’de sektöre evrensel doğrularla yön vermeyi ve standartları daha yukarılara çekmeyi amaçladıklarını söyleyen Yılmaz, yarışmada elde etmek istedikleri tek sonucun kazananı belirlemek değil, sektörün tasarım kültürüyle olan ilişkisini canlı tutmak, bu noktada fikri ve bilimsel açığı kapatmayı ve hızla değişen dünyaya uyum sağlayabilmeyi hedeflediklerini kaydetti. Yılmaz, genç tasarımcıların ortaya koyduğu ürünlerin, firmalara rekabet avantajı sağladıkça, firmaların bu gençleri istihdam etmek için gösterdikleri isteğin artacağını ifade etti. Yarışmayla birlikte çok başarılı tasarımların ortaya çıktığını gördüklerini aktaran Yılmaz, küresel rekabetin yarattığı baskıyı yönetebilmek için kaybedecek zamanın bulunmadığını, Türk halı sektörünün başarısının her türlü zorluğa rağmen yukarılara taşınacağına inandığını vurguladı.

 “Halı sektöründe büyük bir dönüşümü başardık” 

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise konuşmasında, halının insanımız üzerindeki yerinin kültürel mirasından dolayı apayrı olduğunu belirtti. Yarışma sayesinde, genç ve dinamik beyinlerin, halı sektöründe büyük bir dönüşümü başardıklarını, tasarımın gücüyle sektörü daha da ileriye taşıdıklarını söyleyen Büyükekşi, bunun sonucunda Türkiye’nin halı sektöründe, dünyanın en büyük beşinci ihracatçı ülkesi konumunda olduğunu hatırlattı. Büyükekşi, 2010 yılında halı ihracatının çok başarılı bir performans gösterdiğini belirterek, “9 ayda halı sektörü ihracatı yüzde 16,6 artarak 873 milyon dolara yükseldi. Halı sektörü Türkiye’nin ortalama ihracat artışından daha hızlı bir şekilde büyüyor. Halı sektörünün tüm Türkiye ihracatında aldığı pay 2010’nun ilk 9 ayında yüzde 1,06’a yükseldi” dedi.

“Tasarım Türkiye için vazgeçilmez bir kavram” 

Turquality projesinin yaratıcılarından ve uzun yıllar Dış Ticaret Müsteşarlığı bünyesinde ihracatçının yanında yer alan Ziya Altunyaldız, 10 Kasım günü Gümrük Müsteşarlığı’na atanmasının ardından ihracatçıya verdiği desteği yine gösterdi. Törene katılan Ziya Altunyaldız, tasarımın Türkiye için vazgeçilmez bir kavram olduğunu kaydederek halı sektöründe yanmaz halı gibi inovatif ürünlerle rekabet şansının artırılacağını vurguladı. Altunyaldız gecede finale kalan tüm çalışmaların insan ruhunun sıcaklığını yansıtan tasarımlar olduğunu kaydetti.

DUYGU ŞENOL-Birinci
JAPON TEKNİĞİYLE “BAŞKALAŞIM”

Yarışmanın birincisi Duygu Şenol, 1985 yılında Ankara’da doğdu. Anadolu Meslek Lisesi Grafik Bölümü’nü bitirdikten sonra 2005 ve 2009 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarım Bölümü’nde lisans eğitimi aldı. 2006 yılında düzenlenen EİB Moda Tasarım yarışmasına katıldı ve ilk 30 finalist arasına girdi. “Taç Bir Desen Tasarla” yarışmasına ilk katıldığı 2007 yılında 6’ıncı oldu. 2009 yılında yeniden aynı yarışmaya girdi ve bu kez ikincilik ödülünü kazandı. Şenol, kazandığı birinciliğin ardından duygularını, hazırlık sürecini ve gelecek planlarını şöyle anlattı: “Dereceye girerim belki diyordum, ama birinci olmayı beklemiyordum. Şu anda çok heyecanlıyım. Birinci olduğum açıklandığından ve sahneye çıktığımdan bu yana kendimde değilim diyebilirim. Yarışma için çok uğraştım, hazırlanma sürecim aylarımı aldı. Tasarımımı hazırlarken Shibori tekniğini kullandım. Bu bir Japon tekniği. Kumaşa bozuk para sarılarak yapılıyor. Daha sonra kumaşlar sarılı
haldeyken onları boyadım. Boyalar kuruduktan sonra kumaşları çözdüğümde üç boyutlu olarak kaldılar. Bu parçaların içini elyafla doldurdum. Bu tasarıma da “Başkalaşım” adını verdim. Başkalaşım deyince aklıma ilk gelen, tafoni ve mantar kayalar oldu. Bunlar metamorfoz ve mutasyon değişimler. Bu kayaçlar uğradıkları belirli kimyasallar sonucunda erime göstererek oluşan kavuklar. Üzerlerinde pencere şeklinde küçük dokular olur. Beni en çok etkileyen girintili çıkıntılı doku yüzeyleri ve renklerin birbiriyle uyumu oldu. Tasarımımda bu dokuyu yaratmaya çalıştım. Güzel bir esinlenmeyle farklı bir tasarım oldu. Sonuçtan çok mutluyum. Böyle bir başarı tasarım alanında devam etmek istediğim hayatım için gerçekten büyük bir adım oldu. Gelecekte de tekstil ve tasarım alanlarında devam etmek istiyorum. Kendimi moda, kumaş ya da halı tasarımı diyerek kısıtlamak değil tasarımın her alanında var olmak istiyorum.”

MERVE KAZAR-İkinci
“SPİRAL DÜNYA” İLE DOĞANIN DÖNGÜSÜ

“Spiral Dünya” teması ile yarışmanın ikincisi olan Merve Kazar, 1987 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Nilüfer Hatun İlköğretim Okulu’nda tamamladı. Maçka Akif Tuncel Anadolu Lisesi Sanat Tasarım Bölümü’nden 2005 yılında mezun oldu. 2006 yılında Okan Üniversitesi Moda ve Tekstil Tasarım Bölümü’ne birincilikle girdi. Şu an aynı bölümde dördüncü sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam ediyor. Derece almayı beklediğini, tasarımına güvendiğini söyleyen Kazar, ikincilik kazandığı için çok mutlu olduğunu belirtiyor. “Derece aldığım için çok mutluyum. Benim için ilk üçe girmek yeterliydi” diyen Kazar, yarışmaya hocasının vesilesiyle katıldığını ifade ediyor. Tasarımın farklı alanlarıyla zaten ilgilendiğini kaydeden genç tasarımcı, yarışmaya hazırlık sürecini ise şöyle anlatıyor: “Yarışmayı duyduğumda katılmayı çok istedim. Elimde hali hazırda kullanabileceğim bir fikrim ve malzemem de vardı. Bunları halıya uyarladım. Plastik spiral düzen malzeme kullandım. Temanın adı da zaten Spiral Dünya. Doğayla arası açılan insanoğlunun doğaya dönüş özlemini dile getirmeye çalıştım. Birey kendi ihtiyaçlarını karşılamak için doğayı denetim altına aldıkça, doğal kaynaklarını yitirmiş oldu. Projede saf yün, keçe gibi doğal malzemeyle birlikte doğanın hazmetmede zorlandığı, suni plastiği birlikte kullanarak bireyin doğa karşısındaki trajik döngüsünü ifade ettim.” Gelecekte tasarımın farklı alanında boy gösterebileceğini söyleyen Merve Kazar, halıda kullandığı ve kendisine başarı getiren bu tekniği daha birçok farklı tasarım unsurunda kullanmayı düşünüyor. Gelecekte giyim tasarım üzerine çalışmalarına ağırlık vereceğini belirten Kazar, tasarım işinin bir bütün olduğunu yine de her alanda tasarlamaya devam edeceğini ekliyor.

ÖZGECAN ARDIÇ-Üçüncü
“HATVE”: GELECEĞİ ADIMLAMA

Çok küçük yaşlarından bu yana moda ve tasarım dünyasının içinde olan Özgecan Ardıç, 1984 yılında İstanbul’da doğdu. 2002’de Cağaloğlu Anadolu Moda Tasarımı Okulu’nu bitirdi. 2005 yılında Beykent Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Tekstil Bölümü’nü başarıyla tamamladı. Bundan bir yıl sonra 2006’da Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümü’ne birincilikle girdi. 2010 yılında ise birincilikle başladığı fakülteyi verdiği diploma projesi ile yine birincilikle tamamladı. Yarışmada dereceye girmeyi umduğunu çünkü tasarımının gerek hocaları gerekse yakın çevresi tarafından çok beğenildiğini kaydeden Ardıç yine de üçüncü olduğunun açıklanmasının ardından çok heyecanlandığını söylüyor. Yarışmaya bir arkadaşının teşviki ile katılan Ardıç’a üçüncülük getiren “Hatve” adlı teması, eski Türkçe’de adımlamak anlamına geliyor. Temanın anlamı ve yarışmaya hazırlık süreci ile ilgili olarak genç tasarımcı, “Yarışma süreci çok eğlenceliydi. Özellikle yarışma jürisi ile yaptığım mülakatlar da çok keyif aldım. Böyle bir tema seçerek, adım atmaktan korkmayan bireylere ilham vermek istedim. Teknik olarak da pili yığdırma sistemini kullandım. Çünkü, teknik özellikleri ve form etkisi ile “Hatve”yi en iyi anlatacak yöntem buydu. Pili sistemi düz zeminde madalyonun içinde kullandım. Koleksiyonun prototipi 24 çerçeveli şablon tezgahta herhangi bir ek yapılmaksızın üretildi. Ayrıca ipliklerin iç yüzeylerinde kullandığım renk raporları, ürüne farklı ve etkili bir form vermeme olanak sağladı. Kumaş dokuma sistemi olan pili yığdırma ile yeni bir dokuma sistemi olan halıyı üreterek de bir adım atmış oldum” diyor. Yarışmanın ödüllerinden biri olan Heimtextil ve Domotex fuarlarına katılmayı sabırsızlıkla beklediğini daha sonra da yurtdışında dil eğitimi ve yüksek lisans yapacağını söylüyor. Çocukluğundan bu yana tasarımcı olmayı istediğini ve bugüne kadar adımlarını hep bu yünde attığını ifade eden Ardıç, hedefine doğru ilerlediğini ve İTKİB’in düzenlediği diğer iki tasarım yarışması İTHİB Kumaş Tasarım ve Koza’ya da katılacağını belirtiyor.

 

 

 

 

E-BÜLTEN KAYIT

Aylık e-bülten’imiz için kayıt olunuz

ETKİNLİK TAKVİMİ

Etkinlik takviminden faydalanınız

İHİB , İTKİB çatısı altındaki dört birlikten biridir.