SEKTÖRDEKİ 25’İNCİ YILINI 8’İNCİ HALI TASARIM YARIŞMASI İLE TAÇLANDIRAN İHİB, HEM SEKTÖRE EMEĞİ DOKUNAN DUAYENLERE HEM DE SEKTÖRE TASARIMLARIYLA YENİ DAHİL OLAN GENÇ TASARIMCILARI ÖDÜLLENDİRDİ.

İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB), 25’inci kuruluş yıldönümünde sektörün önde gelen isimlerini özel bir gecede biraraya getirerek, bu yıl 8’incisi düzenlenen Halı Tasarım Yarışması’nda dereceye giren tasarımcılara da ödüllerini verdi. Genç halı tasarımcılarının eğitimlerine katkıda bulunmak ve sektörün tasarım gücünü zenginleştirmek amacıyla düzenlenen yarışmanın ödül gecesinde ayrıca ‘yılın halıcısı’ ve ‘duayen halıcılara’ da ödül verildi. 11 Kasım Salı günü Tophane-i Amire’de düzenlenen geceye; Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu, İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) Başkanı Uğur Uysal, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Mustafa Şenocak’ın yanı sıra iş dünyasının önde gelen isimleri katıldı. Gecede duayen ödüllerinin sahipleri; Asgar Şefizadegan, Asım Kaplan, Avak Şirinoğlu, Demir Belli, Durmuş Güleç, Hasan Arslan, Hasan Çınar, Lütfü Ertekin, M.Nuri Güreli, Mehmet Başdoğan, Muammer Çetiz, Mustafa Çınar, Mustafa Yıldız, Osman Çepken, Recep Sefer, Rıza Alioğlu, Sacid Sezal, Sait Bayhan, Şemseddin Şengör, Vedat Durusel oldu. İHİB 25.Yıl Başkan Ödüllerini; Erdem Kocapınar, Halit Kamaşak, Suat Terzioğlu ve İbrahim Yılmaz paylaştılar. İHİB Yılın Halıcısı Ödülü’nü ise Celaleddin Vardarsuyu aldı. Bu yıl 8’incisi düzenlenen Halı Tasarım Yarışması’nın kazananları ise birinci Büşra Balota, ikinci Nilüfer Ünay Çubukçu, üçüncü Şükrü Burhanlı oldu. İlk 8’e kalan finalistler Birlik tarafından Ocak 2015 döneminde Almanya’nın Hannover şehrinde düzenlenecek olan Domotex Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı’na götürülecek. Yarışmanın birincisi 7 bin, ikincisi 5 bin, üçüncüsü ise 3 bin lira para ödülünün de sahibi oldu. Diğer finalistler de bin liranın sahibi oldu. İlk üçe giren finalistlere ayrıca 13’ MacBook Pro verildi.

Halı, Türkiye’nin milli markasıdır.

İHİB’in 25’inci kuruluş yıldönümünün ve 8’inci Halı Tasarım Yarışması’nın açılış konuşmasını yapan İHİB Başkanı Uğur Uysal, halının Türkiye’nin milli kültür ve milli markası olduğunu söyleyerek, “Dünya çapında, başında Türk isminin olduğu nadir doğal markalarımızdan birisi” dedi. Uğur Uysal, “Atalarımızın Orta Asya’dan bu topraklara gelirken, atlarının üstünde eyer yerine kullandıkları, gün gelip çadırların üstünde koruyucu ürün olarak kullandıkları, yastıklarını kapladıkları, üstünde oturdukları ve yemek yedikleri bir ürün. Türk Halısı’nı bugünlere getirdiler. Bizler de bugüne kadar Türk Halısı markasıyla beraber ciddi manada ihracat başarılarına imza attık. İstanbul Halı İhracatçıları Birliği, 400 üyesiyle birlikte yıllık 500 milyon dolar direkt ihracat, 1,5 milyar dolar da turistik satış vasıtasıyla ihracat yapıyor. Dünyada, gelen turiste kendi ismiyle, kendi markasıyla ürün satabilen, yani Türk Halısı’nı satabilen tek ülke biziz” diye konuştu.

Halı sektörü, Türkiye’nin ortalama ihracat artışından daha hızlı bir büyüme gösteriyor. Türkiye’nin ihracatı yüzde 5,5 civarında artarken, halı sektörünün 10 ayda ihracatı yüzde 8,7 artarak 2 milyar dolara geldi. Sektörün 2023 hedefi 5,5 milyar dolarlık ihracat ve yüzde 22’lik küresel paydır.

Her şey hayal ile başlar.

Dünya halı ihracatında ikinci olan Türkiye’nin bu başarısını birinci sıraya yükseltmesi gerektiğinin altını çizen Uysal, bunun için iki büyük adım atılması gerekir dedi. Uysal, şöyle devam etti: “Malum dünyada hiç kimse herhangi bir işin ikincisini hatırlamaz. Ancak birincisini hatırlar. Biz de birinci noktaya yükselmek istiyorsak, önce tasarım ve sonra markalaşma konularında ciddi adımlar atmalı ve yatırımlar yapmak zorundayız. İşte bu gece kutladığımız 8’inci Halı Tasarım Yarışması da bu yüzden çok önemli. Bundan 10 yıl önce biz bu projeyi gündeme getirdiğimizde, genel anlamda bu kadar çok tasarım yarışması yoktu. Biz, bunu söylediğimiz yıllarda, o dönemin Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlar, özellikle beni hayalperest ve çok idealist, imkânsız projeler düşünen biri olarak tabir etmişlerdi. Ama zaman gösterdi ki her şey hayal ile başlıyor ve bugünlere geliyor. O zaman birkaç arkadaşımızın desteğiyle ve ileriki yıllarda ticaretin çok değişeceğini öngörerek, artık bir markası, bir tasarımı, bir hikâyesi olmayan hiçbir firmanın ayakta kalamayacağını görerek, bu projede ısrar ettik ve bu projeyi hayata kazandırdık. Bu mekân da bizim için çok önemli çünkü 1’inci Halı Tasarım Yarışması’nı da bu kadar çok muhalefete karşı burada yapmıştık. Daha sonra burada yapmak pek kısmet olmamıştı, bugün ikinci kere bu mekândayız. O yüzden Mimar Sinan Üniversitesi’ne de teşekkür etmek istiyorum. Bizler, İHİB’in yeni Yönetim Kuruluyuz ve Nisan ayında göreve geldik. Birçok proje açıkladık geldiğimizde ve hızla bu projeleri yerine getirmek için çok sıkı bir şekilde çalışmaya başladık. Özellikle tasarım ve tasarımcıya destek konusunda, eğitim projelerinde, üniversite öğrencilerine fabrikalarda yerinde eğitim vererek, onları sektöre kanalize ederek, elimizden geldiğince onlara bir ufuk ve bir gelecek hazırlamaya çalışıyoruz. Bugün tasarımcıların sektörümüzde gerçekten çok iyi ücretler karşılığında çalıştığını görmek, yani bizim bu projemizin geçmiş yedi yılda finale kalmış arkadaşlarımızın sektöre yön verdiğini, tasarımlarıyla ülkemize değer kattığını ve kendilerine de iyi kazanç sağladığını görmek bizim için gerçekten gurur verici.”

Üvey evlat muamelesi görüyoruz.

“Tüm bunların yanında, Türk Halısı denildiğinde mangalda kül bırakmayan, cumhurbaşkanımızın da her fırsatta şikayetçi olduğu bürokrasimiz, gerçek hayatta halıcılara her zaman üvey evlat muamelesi yapmıştır. Bu ülkede havalimanında çantanızda üç tane halı tespit edilse kaçakçı olursunuz, hakkınızda dava açılır. Maliyenin en çok baskı yaptığı sektör halıdır. Ülke istihdamını artırmak için bürokratlar ne zaman çalışma yapsa ilk önce halıcıları ararlar. Çünkü en ucuz yatırımlı istihdam el halısındadır. Ancak ülkemiz zenginleşiyor, Türkiye’ de el halısı dokutmak zorlaşıyor. Bu milli markamıza ve milli kültürümüze özel destek verin dersiniz ancak hiçbir destek vermezler. ‘Yurtdışındaki eski Türk halılarını getirelim bakım yapıp 10-20 katına ihraç edelim ve ülkemize yüksek katma değer sağlayalım’ dersiniz, aynı zihniyet eski halı ithalatını yasaklar. Yetmez, aynı bürokrasi size derki uyuşturucu da eski halı gibi yüksek katma değerli bir ürün, yüksek katma değeri var diye onu da mı serbest bırakalım?’ Aslında aynı bürokrasi tüm bu kösteklere rağmen bugün dünyanın 2. büyük halı ihracatçısı olmamıza katkı sağlayan tüm halı ihracatçılarının, yani sizlerin alnından öpmelidir.”

Halıkent kümelenme projesidir.

Halıkent projesine değinen Uysal, “Halıkent projemiz ki bir kümelenme projesidir, aynı tasarım yarışması gibi o da bir hayal ile başladı. Bütün sektörü, ihracattan ve turistik satıştan, küçük ve orta boy imalattan el halınsına, makine halısına kadar tek bir mekanda toplayacak bir kompleksten bahsediyoruz. Bunun mimari çizimlerini hazırlattık. Şu an TOKİ ile de bir arazi tahsisi için görüşmelerimiz devam ediyor. Malum bu sene 25’inci yılımızı kutluyoruz. Bu 25 yılda tabii birçok yönetim kurulu geldi geçti ve onların, bizim bugüne gelmemizde büyük emekleri var. Bu gece vesilesiyle hem tüm yönetim kurullarımıza hem de tüm önceki başkanlarımıza buradan saygılarımızı sunuyoruz. Diğer yandan da yıllardır aslında kendilerine yeterli değeri veremediğimiz sektörümüzün duayenlerini de bu akşam, sizlerin huzurunda ve elimizden geldiğince onurlandırmaya çalışacağız. Bugüne kadar kendilerini unuttuğumuz için özellikle özür diliyoruz ama sağ olsunlar bizleri kırmadılar ve bu akşam bizlerin, bu sektörün bu noktaya gelmesinde en büyük emekleri olan büyüklerimize saygılarımızı sunacağız. Ayrıca bu projeyi de geleneksel hale getiriyoruz. Bu yıl başlayarak her yıl bundan sonra bu sektöre emek vermiş duayenlerimizi ödüllendireceğiz. Bunun dışında, yine bu yıldan başlamak üzere, gelecek yıllarda geleneksel hale gelecek ve her yıl yapmaya devam edeceğimiz, Yılın Halıcısı Ödülü’nü vereceğiz. Bu yıl, sektöre çığır açmış, bütün köylerdeki eski püskü ekonomik değerini yitirmiş halıları elden geçirip modern bir tasarıma dönüştüren ve sektöre yeni bir iş kolu açan bir büyüğümüze vereceğiz. Aynı zamanda yine eski başkanlarımızı da burada bu gece vesilesiyle de anacağız” ifadelerini kullandı.

Halı sektörü geçmişi günümüze taşıyor.

Gecede konuşma yapan TİM Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu, ihracatın ülke ekonomisinin büyümesine net katkı sağladığını belirterek ihracatla büyüdüklerini söyledi. Halı sektöründe yakalanan hızlı ihracat artışının ihracata moral olduğunu belirten Mustafa Çıkrıkçıoğlu, “Çünkü halı sektörümüz, geçmişten geleceğe taşıdığımız en nadide sektörlerimizden biri” dedi. Halı sektörünün daha gidecek çok yolu olduğunu söyleyen Çıkrıkçıoğlu, 2013 yılında sektörün ihracatını yüzde 9 artırarak 2 milyar 196 milyon dolara yükseldiğini, temposunu bu yıl da hız kesmeden devam ettirmesi gerektiğini vurguladı. Çıkrıkçıoğlu, “Halı sektörü, Türkiye’nin ortalama ihracat artışından daha hızlı bir büyüme gösteriyor. Türkiye’nin ihracatı yüzde 5,5 civarında artarken, halı sektörünün 10 ayda ihracatı yüzde 8,7 artarak 2 milyar dolara geldi. Önümüzdeki yıllarda bu rakamın daha da yükselmesini bekliyoruz. Zaten sektörümüzün 2023 hedefi 5,5 milyar dolarlık ihracat ve yüzde 22’lik küresel paydır. Biz, bu hedeflere ulaşacağımıza bütün kalbimizle inanıyoruz” diye belirtti.

Tasarım yarışmaları ihracatın destekçisi.

Tasarım yarışmalarının Türkiye’nin ihracatında önemli katkılar sağladığını ifade eden Çıkrıkçıoğlu, “TİM olarak biz bu tasarım yarışmalarının tüm sektörlere yayılması için büyük çaba sarf ediyoruz. Artık birçok sektörümüz tasarım yarışmaları düzenliyor, birçok sektörümüz de Ar-Ge proje pazarları yapıyor. Bu etkinliklerden çıkan başarılı eserler de Türkiye İnovasyon Haftası kapsamında sergileniyor. Bu yıl 4-6 Aralık tarihleri arasında düzenleyeceğimiz Türkiye İnovasyon Haftası, bir kez daha ülkemiz inovasyon kültürüne damgasını vuracak. Bu vesileyle 4-6 Aralık tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştireceğimiz Türkiye İnovasyon Haftası etkinliğine, hepinizi davet ediyorum. Biz, Türkiye’nin geleceğinin inovasyon ve tasarım ile şekilleneceğine inanıyoruz” değerlendirmelerinde bulundu. 

Görsel 3 soldan sağa: Yarışma 1. Büşra Balota, İHİB Başkanı Uğur Uysal, 2. Nilüfer Ünay Çubukçu, 3. Şükrü Turhanlı
Görsel 2 soldan sağa: Yarışmada 2. olan Nilüfer Ünay Çubukçu’ya ödülünü İHİB Başkanı Uğur Uysal verdi.

E-BÜLTEN KAYIT

Aylık e-bülten’imiz için kayıt olunuz

ETKİNLİK TAKVİMİ

Etkinlik takviminden faydalanınız

İHİB , İTKİB çatısı altındaki dört birlikten biridir.